Boğaziçi Üniversitesi
2020 mezunlarını COVID 19 önlemlerine uygun törenle uğurladı

COVID-19 salgını nedeniyle kampüs faaliyetlerini ve eğitimi online platformlara taşıyan Boğaziçi Üniversitesi’nin 153. Mezuniyet Töreni 18 Ağustos Salı günü üniversitenin Uçaksavar Spor Sahası’nda yoğun salgın ve güvenlik önlemleriyle düzenlendi. Sadece mezunlar ve öğretim üyelerinin katıldığı tören üniversitenin Youtube kanalından da canlı yayınlandı.

Boğaziçi Üniversitesinde 2019-2020 dönemini başarıyla tamamlayan 1871’i lisans olmak üzere toplam 2.668 mezun diplomalarını aldı. Bu yıl Boğaziçi Üniversitesi’nin mezunlarından 200’ü iki bölümü aynı anda bitirerek Çift Anadal Diploması ile mezun olurken 537 öğrenci onur derecesiyle, 299 öğrenci ise yüksek onur derecesiyle mezun oldu.

 

KORONAVİRÜSLE İLGİLİ YOĞUN ÖNLEMLER ALINDI

 

Mezunlar, Uçaksavar Spor Sahası’nda sağlık ve mesafe kurallarına uygun olarak 1.5 metre yerleştirilirken; her bir mezunun oturacağı koltuk davetiye ile önceden belirlendi. Davetiyeye sahip olanlar temassız elektronik kod okuma yöntemi ile kendilerine ayrılan kapılardan ve belirtilen zaman arasında tören alanına girerken sağlık önlemleri çerçevesinde alana tüm girişler ateş ölçümü ve maske ile kontrollü biçimde yapıldı. Alanda maske takmak zorunlu olurken mezun adayları ve öğretim üyeleri dışında misafirler tören alanına alınmadı. Ayrıca önceki yıllardan farklı olarak Fakülte/Yüksekokul ve Enstitüler ayrı diploma törenleri yapılmadı. Katılım sağlayan mezunların diplomaları tören alanında verildi. Konuşmaların ve ödüllerin verilmesinin ardından, tören sonunda mezunların sosyal mesafe kurallarına uyarak tören yürüyüşüyle alandan ayrıldılar.

 

“YOLUNUZ VE BAHTINIZ AÇIK OLSUN”

 

Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan törende yaptığı konuşmada yeni mezunlara “Yolunuz ve bahtınız açık olsun” dileklerini iletti. Rektör Prof. Dr. Özkan, Boğaziçi Üniversitesi’nin Koronavirüs salgınıyla ilgili verdiği mücadeleyi vurgulayarak, “İçinde bulunduğumuz olağan dışı şartların başlıca nedeni olan COVİD-19 salgını her konuşmamızın da önemli konularından biri haline geldi. Günümüzü ve gündemimizi belirleyen bu pandemi gerçeğini artık kabul ederek, lider bir araştırma üniversitesi olarak bir yandan virüsle mücadele eden çalışmaların önünü açarken bir yandan da riskleri iyi değerlendirerek, elimizden gelenin en iyisi ile her türlü önlemi alarak hayatın canlılığını kaybetmemiz gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle sizlerle bugün bir araya gelebilmek ama bunu yaparken de sağlığımızı koruyabilmek adına çok büyük bir ekip haftalardır çalışmakta. Elinizdeki diplomalardaki ıslak imza kadar taze, sizler kadar canlı ve enerji dolu bu güzel günü hazırlamak için yoğun bir gayretle gecelerini gündüzlerine kattılar. Bu nedenle huzurlarınızda kendilerine, sizlerle birlikte, teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu.

 

“YARINLARI VE SONRASINI ŞEKİLLENDİRECEKSİNİZ”

 

Rektör Prof. Dr. Özkan konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bilgi dolu, enerji dolu başarılı gençler olarak geldiğiniz bu seçkin kurumdan, daha olgun, daha bilgili, özgüveni yüksek birer Boğaziçili olarak ayrılacaksınız aramızdan. Gittiğiniz her yerde içinde yer aldığınız her ortamda farklı olacaksınız, fark yaratacaksınız. Bu üniversiteye geldiğinizde henüz bilmiyorduysanız, bilim üretebilmek için farklılıkların farkındalığının ne kadar önemli olduğunu, öğrenmenin her ortamda karşımızdakini dinlemekten geçtiğini, farklı seslere kulak tıkamamamız gerektiğini artık biliyorsunuz. Evrenin sadece siyah ve beyazdan oluşmadığını, grinin sonsuz tonu olduğunu, hatta binbir çeşit renk olduğunu, hatta elektromanyetik ışımanın göremediğimiz ama bilimle anlayabileceğimiz çok geniş bir banda yayıldığını artık biliyorsunuz. Bundan sonraki hayatınızda siz olduğunuz gibi göründükçe değeriniz artacak ve anlaşılacak, görünmek istediğiniz gibi olmak için de sadece daha çok çalışacak ve yeni başarılara imza atacaksınız. Bunları yaparken dünyanın saf bir yer olmadığını, sistemlerin her zaman adil ve mükemmel olmadığını, günümüzde inanılmaz hızla yayılan her bilginin de göründüğü gibi olmadığını bilerek gündemi belirlenen değil gündemi belirleyen kişiler olarak yarınları ve sonrasını şekillendireceksiniz.”

 

Boğaziçi Üniversitesi 2020 yılı mezunları için gerçekleştirilen mezuniyet töreninin en sağlıklı şekilde gerçekleşmesi için Covid-19 pandemisi nedeniyle tüm şartları göz önüne alarak çeşitli önlemler aldı. Sadece mezunlar ve öğretim üyelerinin katılımı ile yapılan tören, Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi esaslarına göre gerçekleştirildi.

 

“TÜRKİYE’NİN BİR ÜNİVERSİTESİ VARSA O DA BOĞAZİÇİ’DİR”

 

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği 1980 yılı mezunu, LOGO Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Tekbulut, törenin konuk konuşmacısı olarak yaptığı konuşmada mezunlara seslendi.

 

Tam 40 yıl önce Boğaziçi’nden mezun olduğunu belirten Tuğrul Tekbulut, Türkiye’de girişimcilik kavramı ve start-up kültürünün henüz var olmadığı bir dönemde teknoloji girişimciliğini başlatan kuşağın bir temsilcisi olarak tecrübelerinden söz etti. Tekbulut mezunlara şöyle hitap etti:

“40 yıl önce sizler gibi bu sıralardan ayrıldım. 4 yıllık eğitimle kırk yıllık kariyer olur mu? Olmaz tabi! Olmuyor! Ama Boğaziçi size, 4 yılda, 40 yıl kariyerin zirvesinde kalmak için gereken nitelikleri kazandırır. Farkına varmadan, size birey olmayı, sorumlu olmayı, özsaygıyı ve özgüveni öğretir. Birey olmak, vasatın dışında olmak, kendi fikirlerinin, projelerinin peşinden gitmektir. Birey olmak kendi hayatının yazarı olmaktır. Özsaygı ilerlediğiniz yolda kendinize yüksek standart koymayı gerektirir. Özgüven ise, size zorluklara karşı mücadele etme gücünü verir. Özsaygılı ve özgüvenli bir birey olmak, sürekli yeni şeyler öğrenmeyi gerektirir. Ve işte Boğaziçi size öğrenmeyi öğretir. Boğaziçi sizi sorun çözen, yol gösteren, ilham veren liderler olarak yetiştirir. Burada farklılıkları zenginlik olarak görmeyi, farklılıkları sentezleyerek özgün yaratılara dönüştürmeyi öğrenirsiniz. Sizi Türkiye’nin diğer mezunlarından ayıran işte budur. Türkiye’nin bir üniversitesi varsa o da Boğaziçi’dir. Bu yüzden biz mezunlar olarak, Boğaziçi kimliğine ve dünya üzerindeki bu eşsiz, güzel kampüsüne nesiller boyu sahip çıkmalıyız’’.

 

“BÜYÜK HAYALLERE KÜÇÜK BAŞLANGIÇLARLA İLERLEYİN”

 

Mezunlara büyük hayallere küçük başlangıçlar yaparak ilerlnmesi tavsiyesinden bulunan Tekbulut konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Kendinizi sürekli yeni mücadeleler içinde bulacaksınız. Zor bir dünya bu! Boğaziçi’nde geçirdiğiniz dört yıl, size kolay bir hayat sağlamaz, yaşamın zorlukları ile 40 yıl 50 yıl baş edebileceğiniz donanımı sağlar. Gelecek size umduklarımızı vadetmiyorsa, zorlu olanı seçin. Büyük bir açlıkla hayal kurun. Dışarıdan bakanlar yaptıklarınıza anlam veremesin, ne olur? İnsan hayal ettikçe yaşar. Hayallerine yaklaştıkça da mutlu olur. Hayalleriniz büyük, hedefleriniz küçük olsun. Büyük hayallere, küçük başlangıçlarla ilerleyin.”

 

“BOĞAZİÇİ BİZE BENZERSİZ BİR DÜNYA SUNDU”

 

Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Fizik Bölümü’nü çift ana dal birincilik derecesiyle bitiren ve aynı zamanda Mühendislik Fakültesi’nden de birincilik derecesiyle mezun olan Gamze İslamoğlu ise 153. Mezuniyet Töreni’nde öğrenciler adına bir konuşma yaptı. Konuşmasında ‘’Bana başarımın sırrını sorarsanız iki sebep sayabilirim. Birincisi biraz fazla mükemmeliyetçi olmam ki bunu tavsiye etmiyorum, ama daha da önemlisi sevdiğim bölümü bulmuş olmam’’ diyen İslamoğlu şöyle devam etti:

 

“Dilerim ki herkes sevdiği mesleği keşfedebilir ve onu icra edebilir. Bizler de mezunlar olarak bölümümüzden çok farklı mesleklere yönelebiliriz. Çünkü Boğaziçili olmak, Boğaziçi mezunu olmak bize gereken gücü ve donanımı sağlıyor. Boğaziçi öyle renkli, öyle çeşitli bir dünya ki hepimizin deneyimleri birbirinden çok farklı. Fakat bütün bu deneyimler içinde hepimizin aldığı ortak tatlar var. Biliyorum ki, hangi derece ile olursa olsun Boğaziçi’nden mezun olmak çok emek, çok çalışma ve çok fedakarlık gerektiriyor. Burada okurken dünyaca tanınmış iki üniversitede staj yapma imkanım oldu. Söyleyebilirim ki onlardan hiçbir eksiğimiz yok, hatta fazlamız var. Akademik anlamda dünya standartlarında bir eğitimi hem ücretsiz hem de kendi ülkemizde alabiliyoruz. Fakat bunun yanında buradaki dayanışma, kardeşlik ve çeşitlilik bizim en büyük artılarımız. Farklılıklarımızın bir sorun değil bir değer olduğu, eşit ve özgür ortamıyla Boğaziçi bize kolay kolay hiçbir yerde karşılaşamayacağımız bir dünya sundu. Bu sebeple başta hocalarımıza, sonra bütün Boğaziçi çalışanları ve öğrencilerine çok teşekkür ederim.”